BEN GİDİYORUM
Ben gidiyorum...
Kıyılarınızdan, yakamozlarınızdan,
masum hayallerinizden.
Bir silik güneş, zuhur ediyor zihnimin cennetinde.
Ben bu cennete sarılmak istiyorum.
"Bir buhurdanlıktan çıkan aşina koku beni götürse" diyorum. "Uzaklara... Masumiyet Cumhuriyet'ine..."
Ben o ülkenin en gözde işçisiyim.
Masallarda kaybolan yüzümde masum tebessüm.
Gidiyorum ben, beklentilerinizden, aşağılamalarınızdan, kendi hayallerimden...
Kaçar gibi adımlarım,
nereden kaçtığını bilmediğim bir gölgeden.
Bir ses: "kal!" diyor...
Tıkanan sesimi de aldım koşuyorum bir kucağa doğru. Boğuluyorum.
Yüksek seslerinize, hırçınlıklarınıza karşı savunamayışlarımı sıyırıp, gök yüzüne doğru fırlatmak istiyorum.
Ben "kal!" sesine yenik düşmek istemiyorum.
Sobanın üstünde tüten alevini aldım yanıma;
Düşlerimi, masum beklentisiz gülüşlerimi sakladığım...
Alevlerin içinde bir düş:
Tek dişi düşmüş, küçük küpeleri olan küçük kız!
Korkma, koy masum yüzünü omzuma!
Gel! Seni de götürüyorum.
Yalnız nezaketimden izin alarak, yüzümü size dönmeden sessizce gidiyorum.
Kıyılarınızdan,
çirkefliğinizden
kurnazlığınızdan...
Çaresizliklerimi de alıp gidiyorum.
İlknur Yılmaz Arslan
Yorumlar
Yorum Gönder