EKSİK ADAM

Her hakikat bilinemeyecek perde kapanmadan önce.
Her emele ulaşılamayacak…
Sütü olsa da annenin, verecek bebeği bulunamayacak.
Her karşı çıkan, karşı çıkmadan önce, popülizm, karşı çıkışını sonlandıracak…
Hep sahte kahramanlarla avunacak insan türü; gerçek kahramanları hiç tanımayacak, bir göktaşıyla ya da virüsle yok olmadan önce…
Ya arz unutacak semaya bakmayı, ya sema küsecek.
Yolun sonundaki seraba kitlenirken dinazorlar, ayağının dibindeki suyu göremeyecek…
Annesi, onun kokusunun özlemiyle tutuşsa da, kendi kokusundan tiksinecek yavru ceylan.
Daha sahip olurken kaybetmeye korkacak gariban…
Severken anne baba çocuğunu, arkasındaki ağzını açmış yetişkinliğini görecek. Daha büyümeden özlem duyacak yavrusunun çocukluğuna…
Ya ânına hedeflerini, ya hedeflerine ânını kurban edecek dava adamı…
Hep sahip olmak isteyecek, hep mahrumiyet hissiyle yaşayacak insan

Perde kapanırken, sütü bulan anne, bebeğini de bulacak…

Dinazor ayağının dibindeki âb-ı hayatı…

Dava adamı son noktasını koyacak projesine…

Ancak yine yetişmeyecek. Hiç bir şey yetişmeyecek… Hiç bir şey tamamlanmayacak.

Herşey yarım kalacak, suyu kesilmiş çeşme gibi…

Anne baba çocuklarının kokusuna kanamayacak.

Dolapta yeni mayalanmış yoğurt, ocağın üstünde özenle hazırlanmış yemek, yenilmeden kalacak…

Ve perde kapanmadan hakikat bilinemeyecek. İftiraya uğrayan, perde kapanana kadar kötü bilinmeye, sahte kahraman alkışlanmaya devam edilecek.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜNEŞ İNSANLAR

GÜNEŞİN ISITTIĞI İNSANLAR

KENE İNSANLAR