GİTTİ
Orada bir köy var uzakta!
O köy, bizim köyümüzdür"
Baktım köy yerinde yoktu.
İçimdeki şarkıları kim susturdu?
Bir hayal oldu artık:
yarısına güneş vurmuş tutunmaya çalışan mütevazı bir pastane...
İnce belli bardakta parmak izleri...
Birlikte çaya bisküvi banacağımız günler,
hayal oldu gitti.
İçimdeki şarkının bir sebebi de sizmişsiniz Dans eden kuşlarımın...
Pencereden heyecanla başını çıkarıp babasını bekleyen çocuğun...
Ansızın bir gecede soldu da gitti.
İçimdeki şarkıları kim susturdu?
Kim soktu küçük kızı pencereden içeri?
Kim öldürdü kalbimin coşkusunu?
İnsan...
Büyüttü kanıyla, besledi kendi yokluğunu. Yokluğa gebe olduğunu,
şahitlikleri yok olunca, şahit oldu gitti.
Gökdelen gibi inşâ ettiğimiz güven duygumuz bertaraf oldu bitti.
Enkaz! Ver artık içinde acı vererek sakladığın başkasını!
Ver artık beni!
İnsan en çok başkasıymış.
Varlık şahitliymiş.
İncir gibi, zeytin gibi, gece gibi, asr gibi.
Beni yokluğa itercesine şahitlerim, şehirlerim gitti.
Herkes birbirine emanet bugünlerde.
Birbirine yüktü eski günlerde.
Uzaktan selamlaşırdık,
nazikçe ve hüzünle...
Huşu ile eğilen başlar buharlaştı ve gitti.
Yarı bulanık yollarda, toz tutmuş camlarda, gezinen gelecek hayalimiz bir gün gitti.
Kaldığımız yerden devam edeceğimiz hikayelerimiz bitti.
Âlemi ervâhtaki belli belirsiz tanışıklığımız bitti.
Gidenler, kalanları enkaz altında bıraktı da gitti.
Gidenler, kalanları enkaz altında bıraktı da gitti.
İlknur Yılmaz Arslan
Yorumlar
Yorum Gönder