AYNI GÖKYÜZÜ FARKLI KIYILAR

Denizlerin kıyısız kalması ne korkunç. Demem o ki, vefâlı, âlicenab insanların karşılığı yine vefâlı, âlicenab insanlar olmalı ama bakarsınız ki, bu insanlar birbirinden habersiz, her biri farklı coğrafyalarda vefasız, bencil insanlarla imtahana çekiliyor.

Evlerin sessiz kalması ne acı. "Lanetlenmek nasıl bir şeydir?" diye merak ederdim. Biri dedi ki: "iki yakan bir araya gelmez. Ama öyle böyle değil! İşlerini istikrarlı yapamazsın; duygularını toparlayamazsın; zihnin darmadağın olur: Sen bir türlü OLAMAZSIN" 

Terkedilen kasabalarda, kimsenin bakma lüzumu hissetmediği dikenlere çok yazık.
Küçük görüp terkettiğin her sorumlulukla, küçültülürsün. Olman gereken yere küçük gelirsin. Varman gereken menzil sana uzun gelir. Çünkü sen lanetlenirsin. 

En güzel elbiseler sana ayrılmışken, çirkin ve kirli elbiselere aşık olman ne acı... İnsansın, insan olmak sana yakışır. Kadınsan kadın, erkeksen erkek... 

Alâladeliğin, düzensizliğin özgürlük olarak tanımlandığı yerde ölçülü olmanın asaletini anlatamazsın.

Özgürlüğün yollara işemek, tükürmek; insanları sözlü veya fiziki bir şekilde taciz etmek olmadığını öğretmezsin. Mutluluğun hayvanî hazla aynı şey olmadığını istemeyene ispatlayamazsın. 

İlknur Yılmaz Arslan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜNEŞ İNSANLAR

GÜNEŞİN ISITTIĞI İNSANLAR

KENE İNSANLAR