ALDATILMAK

"Eğer o bile beni aldattıysa diğer insanların aldatmaması için bir sebep var mı? 
Diğer insanlar bana neden sadakat göstersin ki? Onun için özel olamadıysam başkaları için neden özel olayım?" dedi ve hayata hep kuşkuyla baktı. Güvenemediği için sevemedi.  Sevemediği için ait olduğu hiç bir yer bulamadı. Sığamadı. Hiç bir yere sığamadı. Anlık hazlar ile kalıcı huzursuzluğunu hep bastırmaya çalıştı. Sosyal gibi görünse de hep yalnızdı. 

"Eğer o bile beni aldattıysa diğer insanların aldatmaması için bir sebep var mı?" dedi
Kocası tarafından aldatılan kadın, 
Karısı tarafından aldatılan adam,
Anne ve babası tarafından çocukken terkedilen yetişkin... 
Kardeşi tarafından dolandırılan kişi...
Üstüne kuma getirilen mazlum kadın...

Farklı gibi gelse de başlarına gelen olaylar, hepsi bir noktada birleşiyordu:
"En yakını tarafından uzak kılınmak"

 Kalplerindeki en öldürücü sızıyı biz bazen kahkaha olarak, bazen üstümüze abanan bir sessizlik olarak algılasak da onlar ya bu tuhaf hallerini perdelemeye çalıştılar ya da içlerindeki derin kırıklardan çıkan sesleri bastırmaya... Biliyorum çünkü çok karşılaşıyorum. Ben konuyu açmasam da üzülmesinler diye, kalbim kalplerine yapışıyor ve aynı duaları ediyor sessizce... 

Tamam... Kimse kimsenin malı değil de, insanlarda oluşturduğumuz bu öldürücü duyguların bir bedeli yok mu?   
İlknur Yılmaz Arslan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜNEŞ İNSANLAR

GÜNEŞİN ISITTIĞI İNSANLAR

KENE İNSANLAR