AĞAÇ İNSANLAR
Yanına oturmak, seni heyecanlandırmaz ama huzur verir. İlk etapta hayran kalmazsın çünkü güneş gibi parlamaz bu insan. Toprağa basar ayakları. Çok Mütevazidir. Sıradan görünür. Ancak tanıdıkça verdiği huzura meftun olur,. iddiasızlığına daha doğrusu iddia gibi saçma şeye tenezzül etmemesine hayran kalırsın.
Yanında kendini ezilmiş hissetmezsin. Yedikçe meyvesinden, serinledikçe gölgesinde biraz daha büyürsün sanki hayat yolunda... Anlatacağı çok şey vardır seni büyütmek için. Bazen bunu yaparken kelimeleri, cümleleri kullanmaz. O sadece yaşar ve yaşarken anlatır aslında.
Seni bırakıp kaçmaz. İhanet etmez, aldatmaz... Dürüsttür. Köklerinin derinliği ile sana güven verir. Hele izlemek... "Yorucu dünyanın canı cehenneme! Sen varsın ya!" dersin onu izledikçe.
Gerçekçidir ağaç... Bu yüzden bazen moralini bozabilir. Bu kadar doğru konuştuğu ve çok şey bildiği için yine de hayran kalırsın.
Taşkınlığı sevmez ağaç. Onunla konuşabilmen ve onun konuştuklarını anlayabilmem için senin de tevazu ile eğilmen gerekir. Aksi takdirde yüzüne bakmaz. Yapraklarına dokunduğunda, gövdesine sarıldığında hiç bir şey hissedemezsin. Hatta rahatsız bile olabilirsin. Çünkü ağaç kendini farklı göstermek için kostümlerin arkasına sığınmaz.
Etrafındaki dostlarının da öyle bir iki günlük değil, kadim dostları olduğunu görürsün. (Ağaçların dallarındaki kuşlara, gövdesindeki karıncalara bak)
Sık sık fani olduğunu hatırlattığı için sana bazen sıkıcı gelirse de bir ağaç bulduysan sakın bırakma. Dost olmaya, eş olmaya, aşık olmaya, sarılmaya, izlenmeye en lâyık biri varsa bu hayatta, onlar da ağaçlara benzeyen insanlardır.
Seni geçerli bir mazereti olmadan bırakıp gitmeyecek ve seni olduğun gibi kabul edecek. Böyle bir insanla dost olmaya, emek vermeye sonuna kadar değer...
Tuncer Namlı Hoca der ki:
"Aliya şöyle diyordu kısaca: Edebiyatçının ıhlamuru,.botanikçininkinden çok farklıdır ve sade bir ağaç değildir. Gölgesinde uyuduğu, sırtını dayadığı, dalına merdiven, salıncak kurduğu bir dost, arkadaş, anne, baba, kardeş gibi bir şeydir.
Ya Fatihin çınarı, sekiz köşe kasketi, omuzunda sakosu, bafra sıgarasıyla öp öz babasıdır Fatih'in..."
Kısacası ağaç insanlarla dostluk kuran kişi, hissetmeye hazır olsun. Ağaç insanlar, onunla dostluk kuranlara karşı zengin bir duygu dünyası kazandırmaya hazırdır.
Bir ağaç varsa hayatında, otur eteklerinin dibine... İç çayını, onun gözlerine bakarak... Çayın tadı da kokusu da onun yanında ne kadar güzel değil mi?
(Not: Anlatılanlar bilimsel bir gerçekliğe sahip değildir. Sadece sıcak bir sohbettir)
İlknur Yılmaz Arslan
Yorumlar
Yorum Gönder